Siyaset etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Siyaset etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mayıs 2014 Pazar

DAHİLİ VE HARİCİ BEDHAHLAR MARAŞ İÇİN ATAKTA!... DOMUZLAR KKTC VE KIBRIS TÜRK'LERİNİ İMHA ETMEK İSTİYOR. ABD'Lİ JOE BİDEN KKTC'NE SOKULMAMALI...

Eroğlu: Biden Rumlar Lehine Çalışacak
Maraş 1974 Barış Harekâtında Türk Silâhlı Kuvvetleri tarafından fethedimiş; Ezelden beri Türk olan kurtarılmış bir TÜRK TOPRAĞI'dır. Kim ki, Türk toğrağını, yani bir vatan parçasını düşmana vermek isterse; O bir sergerde, dönme, devşirme veya Yunan tohumu PALİKARYA'dır biline...
ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’in haftaya çarşamba günü başlayacak tarihi Kıbrıs ziyareti öncesinde adada yoğun bir Maraş pazarlığı yaşanıyor.
Biden’in ziyaretiyle ilgili ABD Büyükelçisi John Koenig’in yürüttüğü hazırlıklarda, 1974 yılından bu yana kapalı Maraş kentinin BM teknik ekibinin incelemesine açılması ve Rumlarla Türklerin doğu Akdeniz’deki doğalgaz kaynaklarını değerlendirecek ortak şirket kurması görüşülüyor. Kıbrıs’taki diplomatik kaynaklardan alınan bilgilere göre, 1962’de dönemin ABD Başkan Yardımcısı Lyndon Johnson’dan 52 yıl sonra aynı seviyede gerçekleşecek ilk ziyarete, büyük önem veriliyor. ABD’nin Güney Kıbrıs’taki Büyükelçisi Koenig, Türk ve Rum tarafları arasında mekik dokuyarak, Biden’in ziyaretinde ilan edilecek konularda hazırlık yapıyor.
ABD’nin Güney Kıbrıs’taki Büyükelçisi Koenig, Türk ve Rum tarafları arasında mekik dokuyarak, Biden’in ziyaretinde ilan edilecek konularda hazırlık yapıyor.
BM MÜHENDİSLERİ İNCELEYECEK
Biden, ziyareti sırasında Kıbrıs sorunuyla ilgili önemli kararlar ilan etmek istiyor. Görüşülen konular şöyle:
1974’ten bu yana kapalı tutulan Maraş kenti, Türk yetkililerin eşliğinde BM teknik ekibinin incelemesine açılacak. Lüks otellerin bulunduğu Maraş kenti, barış harekâtında Türk denetimine geçmiş ve kapalı bölge ilan edilmişti.
Türk ve Rumlar, Doğu Akdeniz’deki doğalgaz kaynaklarının değerlendirilmesi için ortak şirket kurulması konusunda çalışmalar başlatacak.
Olası bir çözümde Ercan havalimanı da dahil KKTC limanlarının uluslararası trafiğe hazırlanması için teknik çalışmalar başlayacak.
İki taraf arasındaki 3 mayın tarlası temizlenecek. Rum tarafı Maraş konusunda ısrar ederken, Türk tarafı ABD aracılığıyla taleplerini Rumlara iletti.
KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu: “Emin olun Türklerin lehine değil, Rumların lehine ifadelerde bulunacak”
Eroğlu: Rumlar lehine çalışacak
KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, önceki gün bir kabulünde Biden’in ziyaretiyle ilgili ilginç bir yorum yaparak, “Emin olun Türklerin lehine değil, Rumların lehine ifadelerde bulunacaktır” dedi. Eroğlu, kapalı Maraş kentini Rumların güven artırıcı olarak iadesini talep ettiğini, ancak Türk tarafının kenti toprak konusunu ilgilendirdiği için bütünlüklü bir çözümün parçası olarak gördüklerini belirtti.

26 Nisan 2014 Cumartesi

HAŞİM KILIÇ: Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Başkanı ve 52. yıl hitabı!...

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç konuştu!...
VESAYET'İ ŞİDDETLE REDDETTİ!...
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Anayasa Mahkemesinin kuruluşunun 52. yılı kapsamında (25 Nisan 2014, Cuma günü)  yaptığı açıklamasında "Yargı, milletin iradesine tuzak kurulacak yer değildir, olmamalıdır" ifadesini kullandı.
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç tarafından son dakika flaş açıklamalar gelmeye başladı.
Anayasa Mahkemesi Başkanı Kılıç "Yeni bir vesayet sisteminin oluşmasına tanık olduk. Kimse bu yeni oluşumun günahından kendini soyutlamaya çalışmasın. Tarih olanları kaydediyor" dedi.
Yargı ağır suçlamayla karşı karşıya
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç "Yargı, milletin iradesine tuzak kurulacak yer değildir, olmamalıdır. Son dönemde yargı, paralel devlet diye nitelendirilen çok vahim, çok ağır suçlamayla karşı karşıyadır. Bu suçlama üzerinde kaldığı sürece yargı ayakta kalamaz" ifadelerini kullandı.
Vesayet şiddetle reddedilmeli
Haşim Kılıç, "Yargı üzerinde oluşan ya da oluşacak siyasi, ideolojik, dini ve mezhebi tüm vesayetçi anlayışlar herkes tarafından şiddetle reddedilmelidir" şeklinde konuştu.
Anayasa Mahkemesinin kuruluşunun 52. senesi sebebiyle Başkan Haşim Kılıç tarafından önemli açıklamalarda bulundu.
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Anayasa Mahkemesinin kuruluşunun 52. yılı kapsamında bugün yaptığı açıklamasında  "Yargı, milletin iradesine tuzak kurulacak yer değildir, olmamalıdır" ifadesini kullandı.
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, "Yargı, milletin istemine tuzak kurulacak yer değildir, olmamalıdır. Son zamandaki çok ağır suçlamalar üzerinde yapışık kaldığı sürece yargının ayakta kalması " diye konuştu.
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Anayasa Mahkemesinin kuruluşunun 52. senesi dolayısıyla tertip eden merasimde yaptığı konuşmada, "Yargı üzerinde oluşan veyahut oluşacak politik, ideolojik, dini, ırkı ve mezhebi tüm vesayetçi anlayışlar, başta yargı üyeleri olmak üzere herkes tarafından şiddetle reddedilmelidir." ifadelerini kullandı.
"TAZİYE MESAJI" GÖNDERİLENLERİN 
BAYRAK TÖRENLERİ VE KUTLAMA REZİLLİKLERİNE BAKIN!...
AYM Başkanı Haşim Kılıç, "Kamu gücünü tesirli bir şekilde kullanan yargı, siyasi ve ideolojik yapılanmaların hedefinde her vakit ele geçirilmesi şart olan bir kale olarak görülmüş, ele geçirenler de kendi vesayet sistemini dayatmanın gayretine düşmüştür. Kaleyi ele geçiremeyenler ise yarının bağımsızlığının ve tarafsızlığının ne kadar hayati bir ehemmiyete sahip olduğunu söyleyip durmuşlardır. Kaleyi işgal edenler de yargıyı, siyasi düşüncelerine ve ideolojilerine lojistik destek sağlamak için ya da rakiplerinden intikam alma aracı olarak kullanmışlardır. Vurgulayarak dile getiriyorum. Bu anlayış ve işgalden kurtulmadıkça bağımsız ve tarafsız bir yargının oluşması hayaldir." ifadelerini kullandı.
"Yargı, milletin istemine tuzak kurulacak yer değildir, olmamalıdır" diyen Haşim Kılıç, konuşmasına şöyle devam etti:
"Son zamanda yargı, bu konuyla alakalı 'paralel devlet' ya da 'çete' diye nitelendirilen çok vahim, çok ciddi ve çok ağır suçlamayla karşı karşıyadır. Bu suçlama üzerinde yapışık kaldığı sürece yargının ayakta kalması mümkün değildir.
Yeni bir vesayet sisteminin oluşmasına şahit olduk. Kimse bu yeni oluşumun günahından kendini soyutlamaya çalışmasın. Tarih olanları kaydediyor. Bunları konuşmak, gerçekleri itiraf etmek ve cesaretle çözüm yolları bulmak zorundayız."

12 Nisan 2012 Perşembe

her insan bir devlettir...

 “EY İNSANLAR VE 
EY MÜSLÜMANLAR!...
‘Evrensel hukuk ve İslâm’a göre: Devlet insan içindir. İnsan’ı yaşat ki, devlet yaşasın, düsturu, iktisat ve müttefik içtihat gereği: 
Hak edilmiş ve helâl olmak şartıyla, ‘kazanç’tan en az bir yıl kullanıldıktan sonra vergi alınır. Gelir Vergisi oranı 1/40, yani: % 2.5 olup; gümrük hariç “peşin vergi” haram ve yasaktır. Başta tekel ürün ve hizmetleri olmak üzere; Akaryakıt, Doğalgaz, Tüpgaz, Elektrik, Su, Telefon, Ekmek zorunlu ihtiyaç ve sürüme dayalı “sürekli ve garantili” kazanç unsuru mal ve hizmetlerde azami kâr oranı, maliyet artı % 5;, 
Alımı isteğe bağlı, zorunlu ve yaşamsal olmayan mal ve hizmetlerde ise kâr oranı: Maliyet artı en fazla % 20’dir. 
Üretici, Sanayici ve Tüccar halka hizmetle memur-mükellef kimsedir. Fahiş ve haksız kâr edilemez. 
Devlet’in varlık sebebi millet adına piyasaları geliştirme ve kontrol, huzur, istikrar ve insicamı temin; Halkı, hür teşebbüsü, üretim ve hizmetleri Düzenleme, Destekleme ve özellikle Denetleme ile yetkili, görevli ve sorumludur.’ 
Her nevi kazanç sadece ve yalnızca “bir defa” vergilendirilir. 
Vergilendirilmiş kazançtan; ÖTV, KDV ve sair namlar altında, doğrudan veya dolaylı olarak başkaca vergi alınamaz. Buna teşebbüs ve tevessül insan hakları, adalet ahlâkı ve hukuka aykırıdır. 
Üretici, Sanayici ve Tüccar halka hizmetle memur ve mükellef kimselerdir.
Meşru hükümet adaletin teminatı olmakla; hüküm ve hikmet de, adalet iledir. 
Hükümete rağmen hiç kimse fahiş ve haksız kâr elde edemez. Rüşvet, haksızlık ve yolsuzluk domuzluktur. Devlette suiistimal, ihmal ve hırsızlık varsa hükümet yok demektir. 
Devlet’in varlık sebebi:
Millet Adına kontrol, huzur, istikrar ve insicamı temin; Sektörleri tanzim, tertip, üretim, hizmet, serbest rekabet, fiyat ve piyasaları “insan lehine” Düzenleme, Destekleme ve özellikle Denetleme ile yetkili, görevli ve sorumludur.’
 İYİ BİLİN!..”         

25 Ocak 2011 Salı

Yûnus'lardan bir Yûnus "VEHBİ SINMAZ"

Vehbi SINMAZ
TÜRKİYE'DE BİLGİ Mİ EKSİK?   İRADE Mİ?.. 
“Değerli arkadaşlarım, (*)
İnsan ve Kültür Vakfı eski kurucusu ve yöneticisi olmam sıfatıyla biraz önce Ali Naili Erdem beye de takdim ettim, bir kitap neşretmek istiyoruz.
O kitabın ismi de şu:
"Türkiye’de eksik olan bilgi mi, irade mi?"
Bilgi niçin oluşmuyor, nasıl oluşur?
İrade eksikse şayet iradeyi tahrif eden unsurlar nelerdir? Korku mudur, menfaat midir, yoksa fakirlik midir, yoksa bunların hepsi midir?

Fakirliği de ikiye ayırıyorum, bir ekonomik fakirlik, iki kültürel fakirlik.
İkisi bir araya gelince de felâket fakirlik oluyor.
Bu milleti bu hale getirenlerle mücadeleye hazır mıyım?
Değilsem, başkalarını ilgilendirir bu konu.
Geçenlerde Recep Yazıcıoğlu bir yerde konuşuyordu, sözünü bitirdikten sonra söz istedim dedim ki:
“Geçenlerde ben hastalandım, doktora gittim, doktorun dövmediği kaldı beni. “bilmiyor musun hastalanmak suçtur, bu suçun iki cezası vardır, birisi ağrı, sızı ıstırap çekersin, ikicisi de bu ıstırabı çektiğin yetmiyor muş gibi, elini cebine sokup, doktora para cezası ödersin” onun için koruyucu hekimlik esastır. Sağlığı korumak esastır.
“Ben hastalanayım da, sonra çaresini düşünürüz” demek hakkına sahip değiliz.
VEHBİ SINMAZ (solda)14. Dönem Manisa Millet Vekili
Ama oldu bir defa düştük eline doktorun.
Arkasından doktorun para aldığı yetmiyormuş gibi bir de benim kanımı istemez mi? “Etme, gitme doktor; paramı aldın kanımı mı alacaksın” dedim, “evet” dedi “kanını alacağım, kan tahlili yapacağım.”
Değerli arkadaşlar,
Fertler böyle ise, zaman zaman toplumlarda hastalanabilir.
Toplumun hastalanması da bir suçtur belki.
Ama, yarım doktor candan, yarım imam imandan eder derler.
İşte bizi yöneten yarım doktorlar bu milleti canından da edeceğe benziyorlar.
Şimdi ben diyorum ki: Nasıl ben doktora tahlil yaptırmak için kan verme mecburiyetini hissediyorsam, eğer bu millet kendi çıkarı, sağlığı ve menfaati için, kan vermemek de ısrar ederse, vallahi de, billahi de, bu milletin kurtuluşu yoktur.
Öyle bedava kurtuluş yoktur.
Hepinizi hürmetle selâmlıyorum.” (*) 14 Mayıs 2002, İstanbul,
Vehbi SINMAZ: 14. Dönem "Demokratik Parti" Manisa Milletvekili, 
İnsan ve Kültür Ocağı Derneği ile İnsan ve Kültür Vakfı Kurucu Genel Başkanı 
Vehbi SINMAZ, 14. Dönem Manisa Milletvekili
İnsan ve Kültür Ocağı ile İnsan ve Kültür Vakfı Genel Başkanı






Vehbi SINMAZ, 14. Dönem Manisa Milletvekili
İnsan ve Kültür Ocağı ile İnsan ve Kültür Vakfı Genel Başkanı
Vehbi SINMAZ, 14. Dönem Manisa Milletvekili
İnsan ve Kültür Ocağı ile İnsan ve Kültür Vakfı Genel Başkanı
Vehbi SINMAZ, 14. Dönem Manisa Milletvekili
İnsan ve Kültür Ocağı ile İnsan ve Kültür Vakfı Genel Başkanı
Vehbi SINMAZ, 14. Dönem Manisa Milletvekili
İnsan ve Kültür Ocağı ile İnsan ve Kültür Vakfı Genel Başkanı
Vehbi SINMAZ, 14. Dönem Manisa Milletvekili
İnsan ve Kültür Ocağı ile İnsan ve Kültür Vakfı Genel Başkanı